BAŞLANGIÇ
Muhaceret hâdise ve cereyanları tarihte, hususile Türk tarihinde sık sık tesadüf edilen vak'alardandır. Hatta tarih, bir çok milletlerin bugünkü bulunmalarının Türk'lerin ilerileme ve gerilemelerinin eseri olduğuna kanidir.
Tabiat her mevcudu canlılık ve kabiliyeti derecesinde inkişaf ve intişara sevkeder. Binaenaleyh devlet halinde teşekkül eden milletlerin nüfus ve nüfuzu arttıkça yaşamak ve çoğalmak için daha müsait ve mülayim iklim ve toprakları araması tabiidir.
Türk'lerde bu tabiî zaruret önünde Asya ve Anadolu yaylarından daha müsait olan iklimlere intişar mecburiyetinde kalmışlar ve orlarını millî ve harsî hususiyetlerile damgalamalardır.
İntişar ve inkişaf sahalarının içtimaî ve siyasî emniyetinin ihmali yabancı tesirlerin ruhunda ve zihniyetinde yaptığı tahribatla kuvvetlerinin tevakkufu yeni hayat şartlarını daima o yabancı ve sakat kanaatların ölçü ve kalıplarına uydurmağa çalışması
yüzünden inkişaf ve hatta mevcudu muhafaza
hamle ve kuvvetini kaybederek gerilemeğe mecbur
olmuş, daha doğrusu edilmiştir.
Türk'ler muntazam teşkilâtlı daimî orduların
ne demek olduğu bilinmediği zamanlarda bile ordu
yapmış ve ordusile yaşamış bir millet olduğu için
hayatı daima ordularının bahtına bağlı kalmış ve
ordusile birlikte gittiği yerlerde asırlarca kaldığı ve
öz damgasile benimsediği vatan parçalarını ordusile
birlikte tahliye etmiştir.
İSTANBUL
Hamit Matbaası
1932
KAYNAK: https://acikerisim.tbmm.gov.tr/xmlui/bitstream/handle/11543/1015/197106714.pdf?sequence=1&isAllowed=y