Yunanistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yunanistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yunanistan’daki Osmanlı eserleri üç katına çıktı!

Sanat tarihçisi Neval Konuk, son 4 yılını Yunanistan’da saklı kalmış Osmanlı eserlerini gün yüzüne çıkarmaya adamış. Özverili çalışmasıyla Türkiye’ye 7 bin yeni eser kazandırmış. Komşudaki eserlerin hâl-i pürmelâlini gözler önüne seren 10 ciltlik külliyatın ilk cildi bu hafta piyasaya çıkıyor.


Müezzin İsmail Efendi yıllardır her gün 5 defa koşarcasına çıktığı minareye bu defa yavaş yavaş çıktı… Yatsı ezanını, atalarının yüzyıllardır yaşadığı bu küçük kasabada son defa yankılanacağını düşünerek gözyaşları içinde, yanık bir sesle okumaya başladı… Yağ kandillerinin aydınlattığı camide de durum farksızdı. İmam Şefik Efendi ve cemaat son ezanı gözyaşlarıyla dinliyordu… İmam Şefik Efendi son rekâtı kıldırıp selam verdiğinde cami hıçkırıklarla yankılanıyordu adeta… Cemaat dağılınca Şefik Efendi olduğu yere çöktü. Dedesi ile bu camiye gelişlerini, camide kılınan bayram namazlarını, avludaki bayramlaşmaları, cami hocasından gördüğü dersleri geçirdi aklından… Önce söylenti zannettiği, sonra jandarma kumandanı ve cemaat liderleri tarafından da resmen bildirilen o veda günü gelip çatmıştı. Yüzyıllardır yaşadıkları, atalarının yattığı bu toprağı yarın terk edeceklerdi. Son kandilin titrek ışığında minbere çıktı. Bohçanın içinde sarılı Kur’an’ı öpüp başına koyduktan sonra koynuna soktu… Kilitlediği camiden uzaklaşırken gözlerinden süzülen yaşlara dilindeki şu dua eşlik ediyordu: Allah yardımcımız olsun. Camimiz atalarımızın ruhlarına emanet olsun.

“Karaferye’de son ezan” başlıklı yazının üsteki özeti, 1924’teki mübadelede Karaferye’yi (Yunanistan) terk etmek zorunda kalan Fatihan torunlarının duygularını yansıtıyor. Tamamı bu hafta piyasaya çıkacak olan “Yunanistan’da Osmanlı Mimarisi” adlı kitapta yer alıyor. Atalarının yaşadığı mekânlardan ayrılmak, mezarlarından kopmak, mescitlere, medreselere kilit vurmak adeta evlat acısı yaşatmıştı Osmanlı torunlarına. Onlar Anadolu’ya geçince geride bıraktıkları ata yadigârı eserler sahipsiz kaldı. Genç Cumhuriyet’in de sınırları dışında kalan bu emanetlere sahip çıkacak gücü yoktu. Çoğu milliyetçiliğe kurban gitti; ortadan kaldırıldı. Bazısı bar, birahane yapıldı, bazısı ahır. 15. yüzyıldan kalan camiyi eve çevirip mihraba ikonalar asanlar da oldu. Ezcümle, hiçbiri aslına uygun kullanılmadı son bir asırdır.

Ankara, son 7 yıldır yürüttüğü ‘komşularla sıfır sorun’ politikasının ekonomik-politik kazanımlarının yanında kültürel geri dönüşlerini de alıyor bugünlerde. Açılan iletişim kanalları sayesinde sadece Balkanlar’da değil, Irak, Afganistan ve Kıbrıs’taki kültür mirasına sahip çıkıyor artık. Eserleri kayda geçiriyor, can çekişenleri onarıyor, yıkılanların şeceresini çıkarıyor. Sahipleniyor bir bakıma. Bu yönde hayata geçirilen ve ilerleme sağlanan projelerden biri bu hafta kamuoyuna yansıyacak. Dışişleri Bakanlığı’nın teklifi ve desteğiyle Yunanistan’da başlatılan “Osmanlı Eserleri Envanter Çalışması”nın ilk kitabı “Yunanistan’da Osmanlı Mimarisi I” raflardaki yerini alacak bugünlerde. Florina, Grebene, Karaferya, Kesriye, Kozana, Siroz, Yenişehir, Tırhala şehirleri ile köylerindeki Osmanlı eserlerinin hâl-i pürmelalini yansıtan ilk cilt tam 516 sayfa. İlk cilt diyoruz çünkü 2015’te tamamlanması planlanan seri tam 10 ciltten oluşacak.

YUNANİSTAN’DAKİ OSMANLI ESERLERİNİN SAYISI 3 KATINA ÇIKTI

Yunanistan’daki Osmanlı yadigârı eserlerin ne hâlde olduklarını genç bir akademisyen taşıyor gündemimize. Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Neval Konuk (34), yaklaşık bir asır evvel kapılarına kilit vurulan yüzlerce emaneti tek tek yerinde incelemiş, fotoğraflarını çekmiş. Konuk’un Osmanlı izindeki bu yolculuğuna kimi zaman Türk diplomatlar kimi zaman Anadolu’dan göçen Rumlar eşlik etmiş. Bir yıl süren zorlu saha çalışmasının ardından kasıtlı olarak gizlenen onlarca camiyi, türbeyi, konağı ortaya çıkarmış. Ortadan kaldırılan 5 bin eserin yanında varlığını koruyan 5 bin eser tespit etmiş: “2007’de Dışişleri Bakanlığı’ndan teklif gelince hiç düşünmeden kabul ettim. 4 yıllık saha ve arşiv çalışmalarının ardından oluşturduğum envanter bize Yunanistan’da 10 binden fazla eserimizin olduğunu gösterdi. Ekrem Hakkı Ayverdi Hoca’nın 1980’lerde basılan envanterinde bu rakam 3400 civarındaydı. Ayverdi Hoca Yunanistan’a gitmeden yazmıştı. Benim gördüğüm, çeşme, köprü, cami, hükümet binası, istasyon, medreseler, kışlalar, saat kulelerinden oluşan 5 bin üzerinde ayakta eser var ‘karşı komşu’da. Daha önceki envanterde yer almayan eserleri ortaya çıkardım. Bunun değeri ölçülemez benim için.”

Saha çalışmaları sırasında Türkiye’nin Yunanistan’la giriştiği dostane ilişkilerin katkısını hissetmiş: “Hep peşimde birileri oldu, her adımım izlendi ama sorunla karşılaşmadım. Yunanlar, Anadolu’dan gelen Rumlar yardımcı oldu çoğu kez. Türkçe de konuştuk yer yer.”

“İĞNEYLE KUYU KAZDIM”

Sadece saha kısmı değil öncesindeki arşiv çalışmaları da çok önemli Konuk’un. Türkiye’deki Başbakanlık Osmanlı, Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivleri ve kütüphanelerin yanında Yunanistan ve Bulgaristan arşivlerini, Türk eserlerinin kayıtlarının tutulduğu Selanik’teki Dördüncü Bizans Dairesi’ni yol etmiş: “Son 10 yılda Türkiye’nin Bosna, Kosova, Romanya, Arnavutluk, Makedonya ve Bulgaristan’da yürüttüğü restorasyon heyetlerinde yer aldığım için bölgeyle ilgili arşivlerin çoğunu inceleme fırsatım oldu. Yunanistan envanterinin oluşmasında önceki çalışmaların katkısı büyük elbette. Türkçe, İngilizce ve Yunanca yayımlanacak 10 ciltlik envanter, eserlerin eski ve bugünkü hâlini yansıtan görsellerle zenginleştirildi. II. Abdülhamid’in Yıldız Albümleri’ndeki Rumeli panoramalarını cami, medrese, köprü teşhislerinde kullandım. İlk kez Atik defterlerini inceledim. ABD’deki The Library of Congress’den fotoğraflar çıkardım. Binlerce kartpostal topladım sahaflardan. Farklı ülke arşivlerinden yararlanılması da objektifliğini artırdı. Yunan meslektaşlarımdan bile tebrikler alıyorum.”

“YIKILDI DENİLEN ESERLER DİMDİK AYAKTA”

Neval Hoca’ya göre çalışmasının bir diğer önemi ise eserlerle ilgili daha önceden yazılan bazı makaleleri çürütüyor olması: “Ayverdi Hoca Yunanistan’a hiç gitmemiş. Türkiye’deki arşivler üzerinden çıkarmış envanteri. 1980’de yıkıldı dediği eserlerden bir kısmını ben 30 yıl sonra ayakta buldum. Yıkıldı dediği Karaferye’deki Sultan Murat Hüdavendigar Camii hâlâ ayakta. Yine Hollandalı sanat tarihçi Prof. Dr. Michael Kiel’in yıkıldı diye yazdığı Yenişehir’deki Durbalı Sultan Bektaşî Tekkesi tüm varlığıyla dimdik ayakta. Ayrıca acil restorasyon isteyen eserleri de belirliyorum. Karaferye’deki Çelebi Sinan Bey Camii’nin durumu acil. Almanların işgalinde marangozhane olarak kullanılmış.”

Yunanistan’da eserlere yönelik kasıtlı yıkımın kalmadığını ancak doğal şartlardan ötürü kaybın devam ettiğini hatırlatıyor. Yunanların son yıllarda bazı restorasyonlara giriştiğini ancak Türk uzmanlar olmaksızın yapılan bu çalışmaların geri dönülmeyecek tahribatlara yol açtığını aktarıyor: “AB fonları ve projeleriyle restore ettikleri, etmekte oldukları eserler var. Rodos’taki Süleymaniye Camii, Karaferye’deki Medrese Camii gibi. Ancak çalışmalar sırasında Türkiye’ye danışılmadığı, Türk uzmanlardan destek alınmadığı için geri dönülmez kayıplar oluşuyor. Osmanlı ve Türk motifleri kazınıyor, yapılar Hıristiyanlaştırılıyor. Kasıtlı kiliseye benzetme gayesi var. Yenice-Vardar’daki Gazi Evrenos Bey Türbesi’ni bir Yunan ekip restore etti. 14. yüzyıldan kalan, Selçuklu mimarisi iki katlı yapıyı sanat galerisine dönüştürdüler. Mezardan çıkarılan kemikler müzeye taşındı. Türbe hissi veren her motif silindi. İyi niyetli restorasyonlar da var. Ama sayısı çok az.”

Envanter çalışması tamamlandığında, yıkılan, kasıtlı gizlenen eserlerin sayısı da ortaya çıkacak. Neval Konuk çalışmaları sırasında eve dönüştürülen camilerle karşılaşmış. Bu mekânların içinden de fotoğraflar çekmiş. Zaten evde yaşayanlar da evlerinin eski bir cami olduğunu anlatmışlar: “Mesela Karaferye’deki iki katlı Bayır Camii bugün Yunan Efthimiadis ailesinin üzerine tescilli. Eve girdim, salona denk gelen odada mihrap olduğu gibi duruyor. İkonalarla süslenmiş. Banyoda da minare kaidesi duruyor. Üzerine çamaşır makinesi konmuş. Avluda hâlâ mezar taşlarının kırıkları duruyor. Selanik’te İskele Camii bugün bar ve depo. Vali Zihni Paşa’nın yaptırdığı cami ve medresesi de bugün ev. Türkler hiçbir kiliseyi eve dönüştürmemiş. Mübadele sırasında dinî mekânlar kullanılmış ama dokusuna zarar verilmemiş. Yunanistan’da amaç dışı kullanım devlet eliyle teşvik edilmiş.”

Balkan savaşları, Bulgar, Alman işgali ve 1974 Kıbrıs çıkarması sırasında eserlere yönelik ciddi tahribat olmuş. İtalyanlar da adalarda boş durmamış. Mübadele sonrasında Anadolu’daki topraklarını bırakmak zorunda kalan Rumlar da Yunanistan’a döndüklerinde hınçlarını bu yapılardan çıkarmış.

Kitap incelendiğinde Yunanların köprü, çeşme, saat kulesi, kamu binası, istasyon ve kışla gibi kullanabileceği mekânları tahrip etmediği anlaşılıyor. Özellikle Osmanlı çeşmelerinin kullanıldığını anlatıyor Neval Hanım: “Kullanabilecekleri mekânlara zarar vermemişler. Sadece Osmanlı izleri kazınmış. Çeşmeleri, köprüleri, saat kulelerini, kışlaları kullanıyorlar. Selanik’teki eski jandarma mektebini hastaneye çevirmişler. Çok mekân var böyle. Binalar kullanıldıkça yaşar. İçine girip çıkan olmazsa yıkılır. Amaç dışı kullanım yıkılıp gitmesinden iyidir.”

“ENVANTER TÜRKİYE’NİN ELİNİ GÜÇLENDİRECEK”

Envanter çalışmasının (adalar da dâhil) Türkiye’ye ciddi bir katkı sağlayacağını düşünüyor Neval Hoca. “Yunanistan’daki eserlerin sayısının bilinmesinin ilişkileri yeni bir boyuta taşıyacağını söylüyor: “Yunanistan’daki eserlerin yüzde 20’si kayıt altına alındı ilk iki ciltte. 10. cilde ulaştığımızda yıkılan ve ayaktaki tüm eserlerimizi öğrenmiş olacağız. Bu envanter ilk başta Yunanistan’daki tüm Osmanlı eserlerinin yıkıldığı kanısını ortadan kaldırıyor. Çalışma tamamlanınca acil müdahale bekleyen tarihî yapılar için UNESCO veya ICOMOS (Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi) nezdinde girişim başlatılabilir. Geri almasak da aslına uygun kullanılmasını sağlayabiliriz. Tarihi 14. yüzyıla kadar uzanan eserleri dünya mirası listesine de ekletebiliriz. Keşke 60 sene önce başlasaydık, daha fazla eseri kurtarabilirdik yıkımdan.”

Görüşmenin sonunda “Yunanistan’ın ardından Bulgaristan’a başlamamız lazım. Orada da çok eserimiz var.” diyor ve ekliyor: “Bu yapılar bizim oradaki tapularımız, orada yaşayan Türklerin hüviyeti bir bakıma. Tek bir mezar taşının bile anlamı büyük bizim için. Bu belki şimdi anlaşılmıyor ama günü gelince açıkça görülecek. Yunanların Türkiye envanterlerini yıllar önce tamamladığı gözden kaçırılmamalı.”

KAYNAK: http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/newsDetail_getNewsById.action?newsId=27750
AKSİYON
MESUT ÇEVİKALP
Sayı: 826 / Tarih : 04-10-2010

YUNANİSTANDA YAŞAYAN KAPADOKYALILAR KENDİ KÜLTÜRLERİNE SAHİP ÇIKIYORLAR


Gittikleri yerlerde "Türk tohumu" olarak görüldüler, bir başkalarının da "Gavur tohumu" kelimesiyle dünyaları yıkıldı. Neticede her ikisi de ev bırakmış, köy bırakmış, arkadaşlık çocukluk yıllarını bırakmışlardı arkalarında.

Onların torunları atalarının yaşadıkları yerleri görmek için bu gün karşılıklı olarak o bölgeleri gidip ziyaret ediyorlar. Göç eden birinci kuşak artık yok. Ama onların torunları kendi gelenek ve göreneklerini, yaşadıkları bölgenin Kültürünü yaşadıkları yerlerde yaşatmaya devam ediyorlar.

İşte Dedeağaç'ta bulunan Kapadokyalılar Derneği de Yunanistan genelinde bulunan yaklaşık 40 dernekten biri. Geçtiğimiz günlerde Agiu Dimitriu günü kutlaması nedeniyle Birlik gazetesi olarak Derneği ziyaret ettik. Dernek Başkanı Diş Hekimi sayın İsakidis Theofanis ile bir sohbet söyleşisi gerçekleştirdik. İsakidis bize hem müzeyi gezdirdi hemde Dernek çalışmaları hakkında uzun uzun bilgi verdi.


Sohbetimiz şöyle geçti:

-Sayın Başkan, Dernek nasıl kuruldu ve kuruluş amaçları nelerdir?

Derneğimiz sizlerin de bildiği gibi 1924 yılında Mübadele ile gelen birinci ve ikinci nesil Kapadokyalılar tarafından 1978 yılında kuruldu. Bu derneğin kuruluş amaçlarından birisi de, yaşamış oldukları bölgelerde kendilerine has ve özgü kültürlerini, geleneklerini ve yaşam biçimlerinin korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için bu dernek kurulmuştur. Böylece büyük emekler harcanmış ve üyelerimizden gelen bağışlarla da bu dernek kurulmuş. Görmüş olduğunuz bu dernek teşvik veya programlardan kaynak almamıştır. Sizlerin de gördüğü gibi şu an çok mutlu ve huzurlu bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Belki de Yunanistanda az sayıda derneklerden biriyiz kendi mal varlığına sahip yaklaşık 600 metrekare civarında bir mekana sahibiz.

-Sayın başkan, yıllık yaptığınız faliyetlerinizden biraz bahsedermisiniz?


Dernek olarak yılın en büyük etkinliklerinden biri, 15 Ağustos tarihinden sonra ilk haftasonu bizim değişik Yunancamızla "gavustima" dediğimiz etkinliklerimizden en büyüğüdür. Yunanistanın değişik bölgelerinde gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik önümüzdeki yıl burada Aleksandrupoliste (Dedeağaç) gerçekleşecek şükürler olsun. Umarım bu önemli etkinliğimize siz de gelirsiniz. Bu etkinlik üç gün sürüyor ve Yunanistanın değişik bölgelerinden Kapadokyalılar geliyor. Bu etkinliklerimizde oyunlar şarkılar ve konuşmalarımız oluyorç Böylece 2. ve 3. nesiller bizim gelenek ve göreneklerimizi tanımayanlar bilmeyenler öğrenmiş görmüş oluyorlar.

İkinci bir etkinliğimiz sizin de gördüğünüz gibi Aleksandrupolisin dışında burada Yunanca ismi İANA Türkçe ismi de Yeniköy olarak geçiyor, bu köyde Agiu Dimitriu kilisesinde oluyor. Bizmkiler 1924 yılında geldikten sonra oraya yerleşmişler ve 1940-41e kadar yaşamışlar. Kilisenin yönetimi yine bizim derneğin yönetiminde olanlardan oluşmaktadır. Bu gün de Agiu Dimitriunun arifesinde bulunuyoruz ve sizlerin de gördüğü gibi bazı geleneksel etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Bunlardan bazıları, sizlerin de bildiği gibi kurban ve bizim de söylediğimiz gibi "kurbani" kesiliyor. Kesilen kurban bütün gece kaynatıldıktan sonra sonraki gün burayı ziyaret edenler ve kilisede yapılan ayinden sonra yeniliyor. Başka dini etkinliklerimiz de var şu hemen karşımızda bulunan kilisede de onları birlikte gerçekleştiriyoruz. Hoşafya dediğimiz ki bunlar komposta kurutulmuş meyvelerden yaptığımız bir tür hoşaf, bunu ayinden sonra katılanlara ikram ediyoruz.
Böylece yeni nesil çocuklarımız bunları ilginç olarak görüyorlar ama neticede onlar da özellikle gençlerimizi bu etkinliklere çekmeyi başarıyoruz.

-Derneğinizin kaç üyesi var, folklor gruplarınız var mı?

Derneğimizin tüzüğünde yer alan madde gereği her aileden bir kişi üye olabilir. Böylece yaklaşık beşyüz aile üyemiz kayıtlıdır. Her aileyi ortalama dört veya beş kişi olarak düşündüğümüzde yaklaşık ikibin beşyüz veya üç bin kişiden oluşuyor derneğimiz.

Üç değişik folklor grubumuz mevcut. Bunlar küçükler, orta yaşlılar grubu bir de büyükler grubumuz var. Bunun yanında değişik ülkelere ait dans grupları ve dersleri çalışması da yapıyoruz örneğin tango ve diğerleri.

-Yunanistan genelinde nekadar Kapadokyalı var?

Son yapmış olduğumuz araştırma ve çalışmalardan elde ettiğimiz sonuçlara göre, yaklaşık 1 milyona yakın Kapadokyalı var. Geçmişte olduğu gibi Kapadokyalı Kapadokyalı ile evlenecek durumunu artık bir kenara bırakıldığını ele aldığımızda artık bir karışıklık sözkonusu çünkü artık bakıyorsunuz Pontuslu karakaçanlarla evliliklerin olduğunu da düşündüğümüzde kesin olarak 1 milyon ve üzeri olduğumuzu söyleyebilirim. Mübadelede yaklaşık 250 bin kişi olduğunu düşünürsek bu gün normal şartlarda eskilerin de vefat etmesinden sonra 2. 3. 4. ve 5. nesillerle birlikte nüfusun o civarda olması gerekiyor.

-Dernek olarak bazı geziler düzenliyorsunuz, nerelere gidiyorsunuz?

Bizim derneğimiz her iki yılda Kapadokyaya gezi düzenliyor. Başka ülkelere geziler düzenlemiyoruz çünkü insanlar atalarının yaşadığı yerleri görmek için susamış vaziyette. O kadar çok kişi var ki daha Kapadokyaya gitmemişler. Gezimiz de iki yılda bir olduğundan dolayı talep oranı çok yüksek. Biz turizm büroları gibi geziler düzenlemiyoruz. Bizim gezilerimizin bir amacı var. Buradan gidenler kendilerinin nereden olduklarını ve kendi insanlarının nereden geldiklerini görmeye gidiyorlar. Avrupanın başka bölgelerine şimdiye kadar geziler düzenlemedik. Ben şimdiye kadar 13 veya 14 defa gittim Kapadokyaya. Her defasında gittiğimde kendimi evime gitmiş gibi hissediyorum.

-Geleceğe yönelik ne gibi planlarınız var?

Şunu söylemeliyim, derneğimizin gidişatı son yıllarda çok müthiş. Müzenin oluşuyla ve bu gördüğünüz binamızın yapılmasıyla da gayet iyi durumda olduğumuzu söyleyebilirim. Derneğimiz katıldığı tüm Kültürel etkinliklerde ciddi anlamda dikkate alınıyor. Son olarak bize Edirne Üniversitesinin Yunanca dili bölümünden yapılan bir öneri var. Karamanlidika dili üzerine yapılan bir araştırmanın içinde olmamızı istediler. Biz de bu çağrıya olumlu yanıt verdik. Ancak tanıtımında geç kalınan bir Kapadokyalılar Kültürü var. Bizler de dernek olarak bu Kültürün hem Yunanistan tarafından hem de Türkiye tarafından tanıtılmasında neler yapabiliriz diyoruz ve çalışmalarımızı ona göre sıkı tutuyoruz.

-Muhteşem müzeniz hakkında bize neler söyleyeceksiniz?

Müzemizde şu an sergilenen yaklaşık bin dörtyüz eşyamız var. Bu eşyaları bize 1. ve 2. kuşak Kapadokyalılar verdi. Ama daha o kadar çok eşyalar var ki anlayamıyorum biz Kapadokyalılar neden bunları saklıyoruz. Daha ne bekliyoruz acaba bunları bu müzeye bağışlamak için. Ancak köklü bir çalışmanın olduğunu görünce insanımız yavaş yavaş bize güvenmeye başlıyor ve ben ellerinde olanları da vereceklerine inanıyorum. Ancak şunu da unutmamak lazım. Oradan getirdikleri ve kendilerini orayla bağlayan tek şeyin belki de o sakladıkları eşya olduğuna inanıyorlar. Parasız müze olmaz, istediğiniz kadar merakınız çalışmanız olsun eğer ödenek yoksa olmaz. Para ilerleme gücüdür. Ancak Belediyenin yapmış olduğu bazı yardımlar da var. Örneğin yaşlılar yurdu olması için bir bina aranıyordu belediye gelip bu binayı bizden kiraladı geçici bir süre olarak ve kira parasını bize ödedi. Böylece biz de bu parayı müze yapımında değerlendirdik.

Müzenin açılışı getiğimiz Eylül ayında Evripidis Stilyanidis tarafından gerçekleşti. Ayrıca Stilyanidis okullara gönderdiği genelgede müzemizin okullar tarafından ziyaret edilmesini sağladı. Böylece birçok okul müzemizi ziyaret ediyor. Ancak iyi olanı da ordu müzeyi çok fazla ziyaret ediyor. Eylül ayından bu yana müzemizi 35 okul, 13 kışla ziyaret etmiş. Bu bizim için çok önemli. İnsanlar önce bir video gösterimini izliyorlar ve orada gördüklerinden sonra müzenin içinde yer alan bire bir eşyaları yakından görme fırsatı buluyorlar. Ayrıca Kapadokyanın nerede olduğunu öğreniyorlar.

-Başarılarınız hakkında neler söyleyeceksiniz?

Son olarak şunu belirtmek istiyorum. Geçmişte herkes eline haçı alarak yalnız koşuyordu, geçti artık o dönemler. Birlikte çalışmak daha iyi sonuçlar veriyor. Artık dünyaya açılmanın zamanı geldi. Onun için bizler de Brükselde Belçikalı bir Profesör Jansen Mark Jansen, kendisi Kapadokya konusunu okadar çok yakından takip ediyor ki onunla sürekli işbirliği içerisindeyiz. Kaybolmakta olan bizim değişik Yunancamız hakkında müthiş bir araştırma yapmış. Ben işbirliklerine çok inanıyorum. Kapadokya Kültürü ne demek bizi bu ilgilendiriyor. Geçtiğimiz ay Amerikada GÖÇ EDEN Yunanlıların başkanıyla görüştük. Amerika ve Kanadadan bir heyetle birlikte kapadokyaya gideceğiz ve kendilerine Kültürümüzü yakından göstereceğiz ve onların da yardımını isteyeceğiz.

-Türkiyeden ne istiyorsunuz?

Her defasında Türkiyeye gittiğimizde sade indanların bize davranışlarından ötürü çok memnunuz ve duygulu anlar yaşıyoruz. Kayseri belediye başkanı, Niğde Belediyesi ve daha birçok belediyelerin de isteği üzerine nasıl olur da orada kalan Kiliseleri tarihi eserleri koruyabiliriz ve yaşatılmasını sağlayabiliriz. Temizlensinler, onarılsınlar çünkü bunlar ne bana ne de sana ait, bu eserler insanlığa ait eserlerdir. Onun için Yunanistan genelinde kurmuş olduğumuz Kapadokyalılar Birliği ile bundan sonra bu tür çalışmaların daha aktif daha profesionel olarak yapılmasını amaçlıyoruz. Türkiyeden aslında istemiyorum ben bunu, normal düşünce olarak düşündüğümüzde zaten olması gerekenler bunlar. Bütün dünyadan Kapadokyayı ziyaret edenler aynı düşüncededir bizimle. Oradaki eserler korunsun ve gelecek nesillere aktarılsın.

Dedeağaç Röportaj: İlhan TAHSİN

KAYNAK VE DEVAMI: http://www.trakyanethaber.com/yeni/haber.asp?id=26605

YUNANİSTAN’DAN GÖÇLER

Filiz DOĞANAY - Devlet Planlama Teşkilatı

Cumhuriyet döneminin en öenmli ve en yoğun göç hareketi 1922 yılında imzalanan Lozan Anlaşması hükümleri uyarınca gerçekleştirilen Türk-Yunan halkları değişimidir. Bu değişim sonucu 100 bin Türkiyeli Rum Yunanistan’a gitmiş, yaklaşık 100 bin aileye mensup 400 bin Türk’te Anadolu’ya göç etmiştir (Oğuz Arı s.4). Yunanistan ve Balkanlardan gelen göçmenlerin malları ve iskanına ilişkin olarak çıkartılmış olan kanunlar doğrultusunda, “Mübadil” olarak tanımlanan göçmenler Anadolu’dan Yunanistan’a gönderilen Rumların bıraktıkları evlere, ticarethanelere ve topraklara mesleklerine göre yerleştirilmişlerdir. Bu göç hareketi 1949 yılına kadar devam etmiştir (Oğuz Arı s.4).

1952 - 1969 yılları arasında da Yunanistan’dan serbest göçmen olarak 7600 aileye mensup 24.625 kişinin geldiği bilinmektedir. Bu yıllardan sonra Yunanistan’dan aralıklarla 4 aile daha Türkiye’ye göç etmiştir (Köy Hizm.Env.s.139).

1923 - 1995 yılları arasında Türkiye’ye göç eden nüfusun % 25’i olan, 424.645 kişiyi Yunanistan göçmenleri oluşturmakta olup, bunların büyük çoğunluğu ( % 95 ) mübadil olarak gelen göçmenlerdir (Köy Hizm.Env.s.139).

KAYNAK VE DEVAMI: http://www.balgoc.org.tr/gocmenyerlesim.html

1708 Yılı Yunanistan ve Makedonya Haritası

http://rumsey.geogarage.com/maps/g4764067.html adresindeki harita Google Maps ile entegre olarak çalışıyor. Üst üste çakışan tarihi ve güncel haritaların şeffaflıklarını (Haritanın sağ üstündeki kaydırma çubuğu ile) ayarlayarak güncel yer adlarıyla tarihi yer adlarını karşılaştırabiliyorsunuz.

Mübadelei Ahali Hakkında Lozan Muahedenamesiye Atina İtilafnamesinin Tatbikatından Mütevellit Mesailin Halli İçin Yunanistanla İmza Edilen Mukavelename

Mübadelei Ahali Hakkında Lozan Muahedenamesiye Atina İtilafnamesinin Tatbikatından Mütevellit Mesailin Halli İçin Yunanistanla İmza Edilen Mukavelename

Andlaşmanın imza yeri ve tarihi : Ankara, 10 Haziran 1930
Onay Kanununun tarih ve sayısı : 17 Haziran 1930, sayı 1725
Resmi Gazete ile neşir ve ilanı : 1 Temmuz 1930 Sayı: 1534
D Ü S T U R : III. Ter. Cilt 11 Sahife: 706

ONAY KANUNU Madde 1-Mübadelei ahali hakkında Lozan Muahedenamesi ile Atina İtilafnamesinin tatbikatından mütevellit mesailin kat'i surette halli için Türkiye Cumhuriyeti ve Yunanistan arasında akit ve 10 Haziran 1930 tarihinde Ankara'da imza edilen Mukavelename tasdik olunmuştur.

Madde 2-Bu kanun neşri tarihinden muteberdir.
Madde 3-Bu kanunun İcrayı ahkamına İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

MÜBADELEİ AHALİ HAKKINDA LOZAN MUAHEDENAMESİYLE ATİNA İTİLAFNAMESİNİN TATBİKATINDAN MÜTEVELLİT MESAİLİN HALLİ İÇİN YUNANİSTAN'LA İMZA EDİLEN MUKAVELENAME Bir taraftan

Türkiye ve Diğer taraftan Yunanistan Mütekabilen Lozan muahedenamesile derpi? edilen Türk ve rum ahalinin mübadelesine müteallik mukavelenameler, beyannameler, itilaflar ve diğer ukut ile bunların merbutatının tatbikatından mütevellit bilumum mesaili kat'i surette tasviye arzusile mütehalli olarak bu bapta bir mukavelename aktine karar vermişler ve murahhasları olmak üzere, Türkiye Cümhuriyeti Reisi: İzmir Meb'usu ve Türkiye Cümhuriyeti Hariciye Vekili Doktor Tevfik Rüştü Beyfendiyi, Yunan Cümhuriyeti Reisi: Yunanistanın Fevkalade Murahhası ve Orta Elçisi Müsyü S. Polikroniyadis Cenaplarını tayin buyurmuşlardır. Müşarileyhima usulüne muvafık görülen salahiyetnamelerini yekdi?erine tebliğ ettikten sonra ahkâmı atiyeyi karalaştırmışlardır.

BİRİNCİ FASIL

Mübadillerin malları

MADDE 1 Mübadil Müslümanların Yunanistan da bıraktıkları menkul ve gayri menkul malların tam mülkiyeti Yunan Hükümetine geçecektir.

MADDE 2 Mübadil Rumların Türk iyede bıraktıkları menkul ve gayri menkul malların tam mülkiyeti Türk Hükümetine geçecektir.

MADDE 3 Elyevm bankalarda mevcut her nevi mevduat üzerine iki Hükümet tarafından konulmuş olan memnuiyetler işbu mukavelenamenin imzası tarihini takip eden beş gün zarfında kaldırılacak ve mezkûr mevduat menlehül haklarına iade edilecektir. İcabı takdirinde Muhtelit Mübadele Komisyonu alakadarlara bu hususta mücamelekâr vesatatta bulunabilecektir.

MADDE 4 İki Hükümet, mübadil mallarının tasfiyesi meselesinin halli hakkında hemen rey beyanını Muhtelit Mübadele Komisyonu bitaraf azasına tevdi ederler. Mübadiller hakkındaki tütün ö?rile kasalara mütedair metalip bunlara dahildir. Her iki Hükümet muvafakatlerini en kısa bir zamanda ve işbu itilaf nameyi tasdike arz etmeden evvel bildirmeyi taahhüt ederler.

İKİNCİ FASIL

Dokuz numaralı beyannameden müstefit olacakların malları

MADDE 5 Dokuz numaralı beyannameden müstefit olan Müslümanlara ait menkul ve gayri menkul mallaryn tam mülkiyeti, sahiplerine iade edilmiş olup bilfiil tasarruf ve intifalarında bulunan gayri menkul mallar müstesna olmak üzere Yunan Hükümetine geçecektir.

MADDE 6 Dokuz numaralı beyannameden müstefit olan Rumlara ait menkul ve gayri menkul malların tam mülkiyeti Türkiye Hükümetine geçecektir.

ÜÇÜNCÜ FASIL

Türk tebaasının malları

MADDE 7 Türk tebaası Müslümanlara ait ve Yunanistan'da kâin gayri menkul malların tam mülkiyeti Yunan Hükümetine geçecektir. Sahiplerine iade edilmiş olup ve bilfiil tasarruf ve intifalarında bulunan gayri menkul mallar bu hükümden müstesnadır. Türk tebaasının (Lausanne) muahedesi meriyete konulduktan sonra, vaziyet ve tasfiye edilmiş olan menkul malları da Yunan Hükümetinin mülkü olacaktır. Şurası mukarrerdir ki birinci fıkra mucibince Yunan Hükümetinin mülkiyetine geçen gayri menkullerde mevcut menkulat, ashabının serbest tasarrufunda bırakılacaktır. İşbu maddenin geçen fıkralarında tahsisen zikredilmemiş bulunan diğer bilumum emval, hukuk ve menafi «Lausanne» muahedenamesinin buna müteferrik ahkâmına ve bilhassa mezkûr muahedenin 65 inci ve 66 ıncı maddelerinde yazılı hükümlere tabi tutulmakta devam eyleyecektir.

DÖRDÜNCÜ FASIL

Yunan tebaasının malları


MADDE 8 Yunan tebaasına ati olup mübadeleden istisna edilmiş olan İstanbul mıntıkası haricinde kâin gayri menkul malların tam mülkiyeti Türk Hükümetine geçecektir. Yunan tebaasının (Lausanne) muahedenamesi meriyete konulduktan sonra vaziyet ve tasfiye edilmiş bulunan menkul malları da Türk Hükümetinin mülkü olacaktır. Şurası mukarrerdir ki, birinci fıkra mucibince Türk Hükümetinin mülkiyetine geçen gayri menkullerde mevcut menkulat, ashabının serbest tasarrufunda bırakılacaktır. İşbu maddenin geçen fıkralarında tahsissen zikredilmemiş bulunan diğer bilumum emval, hukuk ve menafi «Lausanne» muahedenamesinin buna müteferri ahkâmına ve bilhassa mezkûr muahedenin 65 inci ve 66 ıncı maddelerinde yazılı hükümlere tabi tutulmakta devam eyleyecektir.

MADDE 9 Yunan tebaasının, mübadeleden istisna edilmiş olan İstanbul mıntakasynda kâin gayri menkul malları üzerindeki mülkiyet hakları işbu mukavelename ahkâmı ile hiç bir suretle ihlal edilmemiştir. İşbu mukavelenamenin meriyete konulmasından itibaren nihayet iki ay zarfında, gayri menkul malları vaziyet, haciz veya işgal gibi herhangi bir tedbire maruz kalmış olan Yunan tebaası bizzat veya kanuni mümessilleri vasıtasile mülklerine tam ve serbest tasarrufu ve anlardan intifaı tekrar elde etmiş bulunacaklar ve zikri geçen mahiyetteki bilumum tedbirler derhal kaldırılacaktır. Yukarıda beyan olunan tedbirler, mülk sahibinin Yunan tebaasından olması sebebi  ile ittihaz edilmiş bulunduğu ve mahalli tapu dairesi tarafından verilmiş mülkiyet senetlerinde sahibinin Yunan tabiiyeti yazılı olduğu takdirde işbu tedbirlerin kaldırılması ve mülk sahibinin serbest ve tam tasarrufunu tekrar elde etmesi hiç bir suretle talik olunmayacaktır. İki memleket arasında merci muahede, mukavele ve itilaflara tevfikan Türk veya Yunan tabiiyetinin iktisabı şartlarından mütevellit bilcümle ihtilaflar Muhtelit Mübadele Komisyonu bitaraf azasının kararı ile kat'ı surette halledilecektir. Diğer taraftan, Âkitler işbu mukavelename ahkâmının, hassaten 12 inci maddenin, malları İstanbul'un mübadeleden istisna edilmiş kısmında bulunan ve işbu mukavelename haricindeki ahkâmı ahdiye ile tarif edilmiş olan Yunan tebaasının miktarını tezyit veya tenkis edebilecek surette tefsir edilmemesini kabul hususunda tamam ile mutabık bulunmaktadır. Şurası mukarrerdir ki mübadillere tanınmış olan Yunan tabiiyeti işbu mukavelede derpiş edilen iadei emlake taalluku itibar ile hiç bir hükmü haiz bulunmamaktadır. İşbu maddenin ihtiva ettiği ahkâmı tatbikan Muhtelit Mübadele Komisyonu bitaraf azası tarafından ittihaz edilebilecek mukarrerat, işbu mukavele ahkâmının tatbik sahası haricinde tehaddüs edecek herhangi bir ihtilafta, hiç bir kimseye karşı hüküm ifade edemeyecektir.


BEŞİNCİ FASIL

İstanbul «Etabli» lerinin malları


MADDE 10 Türkiye, İstanbul'a geldikleri tarih ve doğdukları yer ne olursa olsun, mübadeleden istisna edilmiş olan İstanbul mıntıkasında elyevm hazır bulunan Türk tabiiyetindeki bütün Rum Ortodokslara «etabli» sıfatı tanır. Ayni «etabli» sıfatı, İstanbullu Türkiye Cumhuriyeti makamatı tarafından verilmiş pasaportlarla terk etmiş bulunan gayri mübadil şahıslara da tanınmıştır. İşbu maddenin yukarı ki fıkraları ahkâmına nazaran aile reisleri «etabli» tanınmış olan kadınlar, kız ve erkek küçük çocuklar, reşit bile olsa evlenmemiş kızlar İstanbul'daki aile reislerine iltihak etmek hakkını haizdirler. Yukarıda yazılı şartlar dahilinde reşit oğlu «etabli» tanınmış olan dul anaların da İstanbul'daki oğullarına iltihaklarına müsaade edilir. Yukarı ki fıkralarda kastedilen şahısların mübadeleden istisna edilmiş olan İstanbul mıntıkasına avdet etmeleri için Türk Hükümeti tarafından her türlü kolaylık gösterilecektir. Bu maddenin birinci fıkrasına nazaran «etabli» tanınmış olan ve aile reisleri elyevm İstanbul haricinde bulunan kadınlar, kız ve erkek küçük çocuklar ve reşit bile olsa evlenmemiş kızlar oturdukları yeri terke mecbur tutulmayacaklardır. Yukarıda gösterilen sınıfların cümlesine dahil şahısların «etabli» vesikalarının tevzii gene kendilerince ittihaz edilecek şekil ve usul dahilinde ifa edilmek üzere, Muhtelit Mübadele Komisyonu bitaraf azasına mevdudur.

MADDE 11 Akdedilmiş olan mukavelename ve itilaf nameler ile «etabli»lere temin edilen haklaryn istimalini i?kâl eden bilumum tedbirler, husus ile evlenme, emlak alım ve satımı, serbestçe seyrüsefer gibi haklara taalluk edenler ve keza evvelki maddede kast olunan şahıslar hakkında Türkiye makamatı tarafından emredilen sair bütün takyidat evvelki maddenin son fıkrasında mevzuubahis «etabli» vesikalarının daytylması beklenmeden, bu mukavelename mer'iyete konulur konulmaz, kaldırılacaktır.

MADDE 12 Aşağıdaki zikredilen menkul ve gayri menkul malların tam mülkiyeti Türkiye Hükümetine geçecektir. 1- Mübadeleden istisna edilmiş olan İstanbul mıntıkasını terk edip i?bu mukavelenamenin 28 inci maddesi ahkamına göre avdet hakkından mahrum bulunan Türk tabiiyetindeki gayri mübadil Rum Ortodokslara ait ve Türkiye'de kain menkul ve gayri menkul mallar;
2- Mübadeleden istisna edilmiş olan İstanbul mıntakası haricinde kâin olup İstanbul myntakasy dahilinde hazır bulunan «etabli» Rumlara veya iş bu mukavelenamenin 10 uncu maddesi hükmüne göre avdet hakkından istifade eden şahıslara ait olup mübadeleden istisna edilmiş bulunan İstanbul mıntakası haricinde kâin menkul ve gayri menkul mallar.

MADDE 13 Mübadeleden istisna edilmiş? olan İstanbul mıntıkasında bulunan «etabli» Rumların ve keza işbu mukavelenamenin 10 uncu maddesi hükmüne göre avdet hakkından istifade eden şahısların, mübadeleden istisna edilmiş olan İstanbul mıntıkasındaki menkul ve gayri menkul malları üzerinde mevcut mülkiyet hakları, işbu mukavelename ahkâm ile hiç bir veçhile ihlal olunmamıştır. Bu maddenin Yukarı ki fıkrasında zikredilen mallar üzerinde yapılan bilcümle vaziyet ve haciz muamelesi bila teahhur kaldırılacak ve sahibinin veya kanuni mümessilinin bu mallara tam ve serbestçe tasarrufu ve onlardan intifayı tekrar elde etmesi hiç bir veçhile talik edilmeyecektir.

ALTINCI FASIL

Garbi Trakya Müslüman « etabli» lerinin malları

MADDE 14 Yunanistan, Garbi Trakya'ya geldikleri tarih ve doğdukları yer ne olursa olsun mübadeleden istisna edilmiş olan Garbi Trakya mıntıkasında elyevm hazır bulunan Yunan tabiiyetindeki bütün Müslümanlara «etabli» sıfatı tanır. Ayni «etabli» sıfatı, Garbi Trakyayı Yunan Cumhuriyeti makamatı tarafından verilmiş pasaportlarla terk etmiş bulunan gayri mübadil şahıslara da tanınmıştır. İşbu maddenin yukarı ki fıkraları ahkamına nazaran aile reisleri «etabli» tanınmış olan kadınlar, kız ve erkek küçük çocuklar ve reşit bile olsa evlenmemiş kızlar, Garbi Trakya'daki aile reislerine iltihak etmek hakkını haizdirler. Yukarıda yazılı şartlar dahilinde reşit o?lu «etabli» tanınmış olan dul kadınların da Garbi Trakya'daki koşullarına iltihaklarına müsaade edilir. Yukarıdaki fıkralarda kastedilen şahısların mübadeleden istisna edilmiş olan Garbi Trakya mıntıkasında avdet etmeleri için Yunan Hükümeti tarafından her türlü kolaylık gösterilecektir. Bu maddenin birinci fıkrasına nazaran «etabli» tanınmış olan ve aile reisleri elyeım Garbi Trakya haricinde bulunan kadınlar kız ve erkek küçük çocuklar ve reşit bile olsa evlenmemiş kızlar oturdukları yeri terke mecbur tutulmayacaklardır. Yukarıda gösterilen sınıfların cümlesine dahil şahıslara «etabil» vesikalarının tevzii, gene kendilerince ittihaz edilecek şekil ve usul dahilinde ifa edilmek üzere, Muhtelit Mübadele komisyonu bitaraf azasına mevdudur.

MADDE 15 Akdedilmiş olan mukavelename ve itilafnamelerle «etabli» lere temin edilen hakların istimalini işkâl eden bilumum tedbirler, husus ile evlenme, emlak alım ve satımı, serbestçe seyrüsefer gibi haklara taalluk edenler ve keza evvelki maddede kast olunan şahıslar hakkında Yunan makamatı tarafından emredilen sair bütün takyidat, evvelki maddenin son fıkrasında mevzuubahis «etabli» vesikalarının dağıtılması beklenmeden, işbu mukavelename mer'iyete konulur konulmaz kaldırılacaktır.

MADDE 16 Aşağıda zikredilen menkul ve gayri menkul malların tam mülkiyeti Yunan Hükümetine geçecektir.
1- Mübadeleden istisna edilmiş olan Garbi Trakya mıntıkasında terk edip işbu mukavelenamenin 28 inci maddesi ahkamına göre avdet hakkından mahrum bulunan Yunan tabiiyetindeki gayri mübadil Müslümanlara ait ve Yunanistan'da kâin menkul ve gayri menkul mallar,
2- Mübadeleden istisna edilmiş olan Garbi Trakya mıntıkası haricinde kâin olup bu mıntıka dahilinde hazır bulunan «etabli» Müslümanlara veya işbu mukavelenamenin 14 üncü maddesi hükmüne göre avdet hakkından istifade eden şahıslara ait menkul ve gayri menkul mallar,
3- Garbi Trakya da kâin olup Yunan Heyeti Murahhassının 18 Haziran 1927 tarihinde Muhtelit Komisyona tevdi etti?i listede münderiç mallar;
4- Merbut di?er mütemmim bir listede gösterilen ve elyevm tahtı işgalde bulunan cem'an yedi bin strema mesahasında arazi.

MADDE 17 16 ıncı maddenin 3 üncü ve 4 üncü fıkralarının ihtiva ettiği hükümler mahfuz kalmak şart ile, mübadeleden istisna edilmiş? olan Garbi Trakya mıntıkasında bulunan «etabli» Müslümanların ve keza işbu mukavelenin 14 üncü maddesine göre avdet hakkından istifade eden şahısların, mübadeleden istisna edilmiş olan Garbi Trakya mıntıkasında kain menkul ve gayri menkul malları üzerinde mevcut mülkiyet hakları işbu mukavelename ahkâm ile hiç bir veçhile ihlal olunmamıştır. İşbu maddenin yukarı ki fıkrasında zikredilen mallar üzerinde yapılan bilcümle vazıyet ve haciz muameleleri bila teahhur kaldırılacak ve sahiplerinin veya kanuni mümessilinin bu mallara tam serbestçe tasarrufu ve onlardan intifayı tekrar elde etmesi hiç bir veçhile talik edilmeyecektir.

YEDİNCİ FASIL

Varidat ve muadilleri, tazminat


MADDE 18 iki Hükümet yukarıda zikredilen sınıflardan herhangi birine dahil olanların işgali dolayısı ile tediyesi lazım gelen varidat ile muadilleri için bütün mütalebattan sarfınazar ederler. (Fasıl 2, 3, 4, 5, ve 6)

MADDE 19 Muhtelit komisyonun (28) numaralı kararının 3 üncü maddesi muktazasınca tediyesi lazım gelen bedelatı icare ile sair tazminat meselesinin, kendi tebaaları ile doğrudan doğruya halli her iki Hükümetçe müterettip bulunmaktadır.

SEKİZİNCİ FASIL

Tediye ve tazminat


MADDE 20 Yunan Hükümeti işbu mukavelenamenin meriyete konulmasını takip eden ay zarfında Muhtelit Komisyon emrine 425,000 İngiliz lirası verecektir. Muhtelit Komisyon bu meblağı bu cihetlere tahsis edecektir:
A: İstanbul da bulunan Türk tabiiyetindeki «etabli» Rumlarla işbu mukavelenamenin 10 uncu maddesi hükmünce avdet hakkından istifade edecek Şahısları mübadeleden istisna edilen İstanbul mıntıkası haricinde mutasarrıf oldukları malları için, kendi marifet ile, tazmin etmek üzere 150.000 İngiliz lirası.
B: Bu mukavelenin 16 ıncı maddesi mucibince malları Yunan Hükümetinin mülkiyetine geçen Yunan tabiiyetindeki «etabli» Müslümanları, kendi marifet ile, tazmin için 150,000 İngiliz lirası.
İşbu maddenin 1 inci ve 2 inci fıkralarında kastedilen şahısları tazmine tahsis olunan mebaliğ Muhtelit Komisyon tarafından tespit edilecek kıysa ve çabuk bir usul ile ve kendi teşkilatı tarafından dağıtılacaktır. 125,000 İngiliz lirasına baki olan bakiye Muhtelit Komisyon tarafından Türk Hükümetine üç defada verilecektir. 62,500 İngiliz lirasına baki olan ilk tediye i?bu mukavelenamenin mer'iyete konulmasını takip edecek ay zarfında; 47,500 İngiliz lirasına bali olan ikincisi işbu mukavelenamenin 9 uncu maddesine tevfikan Yunan tebaasına ait bilcümle emlakin iade edildi?ine Muhtelit Komisyonun bitaraf azasınca hükmedilir edilmez; 15,000 İngiliz lirasına bahis olan üçüncü ve sonuncusu da işbu mukavelenamenin Türkiye'ye tahmil eyledi?i bütün taahhüdat ve mükellefiyetlerin tamamı tamamına icra edildiği Muhtelit Komisyon bitaraf azası tarafından tebyin edildikten sonra yapılacaktır. Yunanistan'ca işbu maddede münderiç ahkamı ifa en tediye edilecek memaliğin tesviyesini müteakip Yunanistan i?bu mukavelename hükümlerine göre iktisap eylemesine muvafakat edilmişş olan mallardan mütevellit bilcümle borçlardan beri olmuş olacaktır.

MADDE 21 Yukarı ki madde mucibince Yunan Hükümetinin Muhtelit Mübadele Komisyonu emrine tevdi etme?i taahhüt etti?i 425, 000 İngiliz lirası ile işbu mukavelenin 20 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında zikredilen 15,000 İngiliz lirası 1 kânunuevvel 1926 tarihli Atina itilaf namesinin 6 inci maddesine tevfikan Yunanistan tarafından Türk Hükümetine, teminat makamında terk edilmiş bulunan 500,000 İngiliz lirasından tediye edilecek ve Yunanistan'a ait olacak olan mütebaki 60,000 İngiliz lirasının kendisine ret ve tesviyesine müteallik bilcümle muameleler her iki Hükümet tarafından bila teehhür ifa edilecektir.


DOKUZUNCU FASIL

Hususi hükümler


MADDE 22 İşbu mukavelenamenin 4,5 ve 6 inci fasıllarında zikredilen sınıflardan birine dahil bulunan bir gayri menkulü iade imkânsızlığı takdirinde gayri menkullerin kâin bulundukları memleketler Hükümetleri onları ancak sırf istisnai hallerde ve iadeyi imkansız kılan haller Muhtelit Komisyonda tebyin olunduktan sonra iktisap edebileceklerdir. Her bir defasında keyfiyet mezkûr komisyonca tasvip edildikten sonra Komisyon mevzuubahis malın kıymetini takdire tevessül edecek ve sahibini aşağıdaki tarzda tazmin eyleyecektir. E?er gayri menkul Yunan tebaasından birine ait bulunuyorsa, işbu mukavelenamenin 20 inci maddesinde gösterilen şartlar dahilinde Türk Hükümetine tesviye edilmek üzere Muhtelit Komisyon emrinde bulunan 47,500 İngiliz lirasından, gayri menkule takdir edilen kıymete muadil bir meblağ ifraz edilerek menlehül hakkına tediye edilecektir. E?er «etabli» bir Rum'a ait gayri menkul mevzuubahis ise bu para mezkûr 20 inci madde hükmünce Türk Hükümetine tesviye edilmek üzere Muhtelit Komisyonun elinde bulunan 15,000 İngiliz lirasından ifraz olunacaktır. Yunan hükümeti, Garbi Trakya Müslüman «etabli»lerine ait olup bu maddenin birinci fıkrasında derpiş edilen usul ve ?artlara göre kendisi tarafından iktisabına müsaade edilecek olan malların sahiplerini icabı takdirinde tazmine tahsis edilmek ve bu mukavelenamenin 23 üncü maddesinde gösterilen ?artlar dahilinde ifraz olunmak üzere Muhtelit Komisyona 150,000 İngiliz liralık bir meblağ tediye etme?i taahhüt eyler.

MADDE 23 Evvelki maddenin 3 üncü ve 4 üncü fıkralarında zikredilen mebaliğ, işbu mukavelenamede münderiç şartların ve hükümlerin tamamiyet üzere ifasını temine tahsis edilmiş olduğundan o madde hükümlerine göre yapılacak her bir tediyatı müteakip, Muhtelit Mübadele Komisyonu bitaraf azasının talebi üzerine kaldırılmış olan paraya müsavi bir tediyat ile işbu mebaliğin eski miktarına iblağına tevessül edilecektir. İşbu mukavelename mucibince uhdesine terettüp eden bütün borç ve mükellefiyetlerin tamamiyet üzere ifa edilmiş olduğunun Muhtelit Mübadele Komisyonu bitaraf azası tarafından tespitini müteakip her bir Hükümet kendisine ait bulunan 15,000 İngiliz lirasını iade ettirmek hakkını haiz bulunacaktır.

MADDE 24 işbu mukavelenamenin 22 inci maddesinde zikredilen hükümler mahfuz kalmak şartile, Türk Hükümeti i?bu mukavelename ahkamına nazaran iktisap etmesine müsaade edilmiş olan mallardan dolayı bilcümle taahhüdattan beridir.

MADDE 25 İşbu mukavelenamenin 12 ve 16 yncy maddelerinin 1 inci fıkralarında kastedilen gayri menkuller, Hükümetlerden biri tarafından işbu mukavelenamenin mer'iyete konulması tarihinde işgal edilmemiş bulunduğu takdirde mezkûr mallara vaziyet olunması veyahut bunların haciz veya işgali her bir defasında ancak Muhtelit Komisyonun evvel emirde tetkik ve tasvibinden sonra kabil olacaktır. Muhtelif Komisyonun faaliyeti nihayete erdikten sonra hiç bir vazıyet, haciz veya işgal yapılamayacaktır.

MADDE 26 Ahkâmı umumiye ve Türk ve Yunan Hükümetlerinin mülkiyetine geçen mallar hakkındaki hükümler mahfuz tutulmak şartile ve alakadarların talebi üzerine her iki memleketteki kadastro daireleri, Yunan tebaasının veya mallarına bilfiil tasarruf eden Türk tabiiyetindeki şahyslarla «etabli» Müslüman ve Rumların bir gayri mübadilden miras tarikile sahip oldukları İstanbul ve Garbi Trakya'da kâin malların intikali için lazım gelen ve bu güne kadar yapylmamış olan bilumum muameleleri ikmal ile mükelleftirler.


ONUNCU FASIL

Umumi hükümler


MADDE 27 İşbu mukavelenamede görülen «İstanbul» kelimesi Türk ve Rum ahalinin mübadelesi hakkında 30 kânunusani 1923 de (Lausanne) da imza edilen itilaf namenin 2 inci maddesinde münderiç bulunduğu şekilde «Constantinople» şehrini işaret etmektedir. 9 numaralı beyanname ahkamından istifade edenler; Türk tabiiyetinde bulunanlar, Yunan tabiiyetinde bulunanlar, İstanbul Rum «etabli» leri, Garbi Trakya Müslüman «etabli» leri tabirleri hakiki şahıslara olduğu gibi hükmi şahıslara da mabihittatbiktir.

MADDE 28 Elyevm İstanbul'da bulunmayan ve İstanbul'u Türkiye Cumhuriyeti makamatından verilmişş bir pasaportu hamil bulunmaksızın terketmiş olan Türk tabiiyetindeki gayri mübadil Rum Ortodokslarla elyevm Garbi Trakya'da bulunmayan ve Garbi Trakyayı Yunan Cumhuriyeti makamatından verilmiş bir pasaportu hamil bulunmaksızın terketmiş olan Yunan tabiiyetindeki gayri mübadil Müslümanlar işbu mukavelename müfadınca avdet hakkından mahrumdurlar. Her iki Hükümet mütekabilen yukarı ki fıkraya göre avdet hakkından mahrum olan Türk tabiiyetindeki İstanbul Rumlar ile «9 numaralı beyanname» ahkamından müstefit Rumlara Yunan tabiiyetini ve yukarı ki fıkraya nazaran avdet hakkından mahrum Yunan tebaası Garbi Trakya Müslümanlar ile «9 numaralı beyanname» ahkamından istifade eden Müslümanlara Türk tabiiyetini tanıdıklarını beyan ederler. Mevzuubahis şahıslar bu tabiiyet değiştirmeden dolayı memleketi asliyelerinde hiç bir suretle haklarının ve husus ile mameleke, mirasa, mahkemelerde dava ikamesine ve saireye müteallik haklarynın iskatına maruz kalmayacaklardır. Bu eshasın tebdili tabiiyetleri İstanbul da yahut Garbi Trakya'da hazır bulunan zevceleri ile evlatlarının da tabiiyetlerini değiştirmek neticesini hasıl eder; meğer ki her memleketin milli kanunu buna mani buluna.

MADDE 29 Ahkâmı umumiye ve i?bu mukavelenamenin 25 inci maddesi hükümleri mahfuz kalmak şartile, işbu mukavelename ile mülkiyeti iki Hükümetten birine geçmeyen mallar hakkında bundan böyle hiç bir vaziyet muamelesine veya takyidi tedbire tevessül edilmeyecek ve sahipleri diledikleri gibi intifa, tasarruf ve idarede serbest olacaklardır.

MADDE 30 İşbu mukavelenamede münderiç «elyevm» ve «bilfiil» tabirleri ağustos 1929 tarihinde mevcut vaziyeti filiyeye muzaftırlar.


ONBİRİNCİ FASIL

Hakeme müteallik maddeler


MADDE 31 İşbu mukavelenamenin tatbiki, iki Hükümet tarafından, bu maksatla lazım gelen teşkilatı vücude getirecek olan Mübadelei Ahali Muhtelit Komisyonuna tevdi edilmiştir.

MADDE 32 İşbu mukavelenamenin tatbik ve tefsirine müteallik olarak ileride Muhtelit Mübadele Komisyonunda tahaddüs edebilecek bilumum ihtilaflar için umumi bir surette iki Hükümet. Muhtelit Mübadele Komisyonunun bitaraf azasına hakem sıfatını tanırlar ve onların kararlarını münakaşasız kabul etmeyi şimdiden taahhüt ederler. İşbu mukavelenamenin tatbiki sahasında Türk ve Yunan Heyeti Murahhasları arasında çıkabilecek her bir ihtilaf veya niza böylece Muhtelit Mübadele Komisyonu bitaraf azasının reyler ile kat'i halledilecektir.


ONİKİNCİ FASIL

Nihai hükümler


MADDE 33 İşbu mukavelenamenin muhtevi olduğu ahkâma muhalif bulunan veya tamam ile tatbikine herhangi bir suretle mani olan her nevi kanunlar, emirnameler, nizamnameler ve kauni ve resmi tefsirler veya emir ve tamimler her iki memlekette işbu mukavelename ile kendiliğinden mülga olacaktır.

MADDE 34 İşbu mukavelename tasdik edilecek ve böylece her iki memlekette kanun mahiyetini iktisap edecektir. Derhal tatbiki için iki memleketin kanunları mucibince lazım gelen bilumum neşriyat ve ilanat ifa edilecektir.
Tasdiknameler Atina'da teati olunacaktır.
Ankara, 10 Haziran 1930
Dr. T. Rüştü S. Polychroniadis
MÜTEMMİM LİSTE 10 Haziran 1930 tarihinde Ankara'da imza edilen mukavelenamenin 16 ıncı maddesinin 4 üncü fıkrasında derpiş edilen (7000) stremanın kendilerinden alınacağı yerler.

İskeçe Strema
Yeni çiftlik 4 000
Kutuklu tepe 740
Yolcuzade 1 500
Ferezler 2 000
Çepel 4 000 12 240
Orestiya
Deli Elya 1 000
Demerde? 2 400
Mara çiftlik 1 500 5 600
17 840


KAYNAK:  http://www.cundadan.com/ankara.html

Mübadele Göçmenleri 80 Yıl Sonra Yeniden Niğde'de

Mübadele Göçmenleri 80 Yıl Sonra Yeniden Niğde'de
Niğde'den, 1924 Mübadelesi'nde Selanik'e göç eden Rumların torunları, yıllar sonra dedelerinin yaşadığı yerleri görmek için Niğde'ye geldi.

Yunanistan Misli Derneği Başkanı Hiristos Gaitawadis ve derneğin dört üyesi, Niğde Mislililer Derneği Başkanı Feridun Bilge'nin davetlisi olarak, beş günlük ziyaret için Niğde'ye geldi. Selanik'in Yeni Ayenoni beldesinde ikamet eden Yunanlı heyet, Niğde'de kaldıkları sürede, merkeze bağlı Konaklı beldesinde, atalarının yaşadığı yerleri gezecek. Heyet ayrıca Niğde'nin diğer tarihi ve turistik bölgelerini de ziyaret edecek.
Niğde Mislililer Derneği Başkanı Bilge, 1924 Mübadelesi'nde Niğde'de yaşayan Rumların, Yunanistan'ın Selanik şehrine, orada yaşanan Türklerin de bir kısmının Niğde'ye göç ettiklerini anımsattı. Feridun Bilge, kendilerinin zaman zaman Yunanistan'a giderek, atalarının yaşadığı yerleri gördüğünü de belirterek, "Yunanistan'dan da buraya gelenler, kendi atalarının yaşadığı yerleri görüyorlar. Biz Yunanistan'a gittiğimizde çok iyi bir misafirperverlikle karşılanıyoruz. Aynı şekilde bizler de Yunanlı dostlarımıza burada en iyi şekilde konukseverlik örneğini göstermeye çalışıyoruz" dedi.
(KZ-ZB-İÇR-SFT)
AA